Archive for the ‘Diyet Yanlışları’ Category
Diyette Doğru Bildiğimiz Yanlışlar
->
“Makarna, pilav, ekmek gibi karbonhidratlar diyetten tamamen çıkarılmalıdır”
Diyet yapan kişilerin düştüğü en önemli hatalardan biri vücuda yeterli miktarda karbonhidrat vermemektir. Diyete başladığı zaman ekmek, pilav, makarna, patates, mısır gibi besinleri kesen kişilerin metabolizması ihtiyacı olan karbonhidratı önce alır. Glikoz oranı inince kan şekeri de düşer. Sonrasında vücut, kas içerisindeki karbonhidratı kullanmaya başlar, bu da kas kaybı anlamına gelir ve vücut beraberinde su kaybeder. Yani diyette karbonhidratı kesen kimse tartıdaki sonucu görünce kilo verdiği yanılgısına düşer ancak gerçek olan vücudun kaybettiği yağ değil, kas ve sudur.
“Sadece protein ağırlıklı diyet zayıflamayı hızlandırır”
Proteinin vücut mekanizmasını hızlandırdığı doğrudur ancak süreklii protein almak kas dokularını eksiltir ve su kaybına neden olur. 1 gr. Kas dokusu kaybı yaklaşık 2.7 gr. Su kaybına neden olur. Yağsız doku kitlesi kaybı metabolik hızı düşürür. İnsanalar tartıya çıktığı zaman kilo verdiklerini zannederler ancak metabolizma yavaşladığı için diyet sonrasnda hızlı bir şekilde kilo alırlar.
“Çeşitli egzersiz ve diyetlerle bölgesel zayıflama mümkündür”
Spor merkezlerini dolduran veya her gün evinde sadece karın, bel için egzersiz hareketleri yapan bayanların doğru bildiği bir yanlış da; çeşitli egzersiz ve diyetlerle bölgesel zayıflamanın mümkün olduğudur. Çünkü bütün insanların birer genetik şifresi ve vücutlarının belli bölgelerinde varolan yağ hücreleri vardır. Fazla olan besinler bu herkeste farklı bölgelerde bulunan hücrelerde toplanır. Kişi kilo verdiğinde genetik şifresi doğrultusunda daha çok bu bölgelerde zayıflama gerçekleşir. Ancak vücut tipinde hiç bir değişiklik olmaz. Kişi armut tipinde ise şişman armut değil zayıf bir armut veya zayıf bir elma olarak kalır.
“Her tür hareket ve spor zayıflatır”
Vücudun egzersiz ve sporla kilo vermesi için yağ yakma formuna geçmesi gereklidir, bu da ancak 18 ile 20 dakika süren düzenli egzersizle başlar. Çoğu zaman 2 saat sürekli mekik hareketi yerine uygun nabızla 45 dakikalık bir yürüyüş, istenilen sonuçlara ulaşmakta faydalı olur.
“Sabahları aç karnına içilen limonlı sıcak su yağları eritir”
Halk arasında inanılan bir başka yanlış da sabahları, yemek öncesinde aç karnına limonlu sıcak su içmenin vücuttaki yağları erittiğidir. Ancak bu inanç tamamen yanlıştır. Suyun veya içine katılacak olan limon, soda, gibi maddelerin, bitki çaylarının kesinlikle yağları eritmek, yok etmek gibi bir etkisi bulunmamaktadır. Sıcak suyun tavsiye edilmesinin asıl nedeni midede 80 dakika gibi uzun bir süre kalması ve doygunluk hissi vermesidir.
“Meyve, yemekten 2 saat sonra yenir, yoksa bütün yenilenler yağa dönüşür”
Meyvelerin glisemik endeksinin bazı besinlere göre yüksek olmasından dolayı hızlı şekilde kan şekerini yükseltme özellikleri vardır. Kan şekeri yükseldiği zaman insülinin salgılandığı ve yemeğin yanında alınan meyve nedeniyle de, bütün yenilenlerin yağa dönüştüğü iddia edilmektedir. Ancak vücut, ihtiyacı olan enerjiyi yemekten alır. Eğer kişi normalden fazla yerse meyve olsa da olmasa da fazla besinler yağa dönüşür; buna paralel olarak kişi ihtiyacı olan enerjiyi az bir yemek ve yanında meyveyle tamamlıyorsa yediği besin enerji olarak kullanılacağı için yağa dönüşmez. Genelde meyvenin öğün aralarında önerilmesinin sebebi ise; meyvenin yanında proteinli bir gıda ile tüketildiğinde kan şekerini dengelemesi ayrıca aç karnına yanilen meyvedeki vitamin minerallerin daha iyi emilebilmeleridir.
“Tek öğün yemek yiyerek kolayca zayıflayın”
Vücudun kilo almasına neden olan en önemli etkenlerden biri, onu bütün gün aç bırakıp sadece akşamları yemek yemektir. Çünkü yaklaşık 20 saat aç kalan vücut bu durumun devam edeceğini düşünür ve savaşa hazırlanır gibi yediklerini depolamaya başlar. Sonra 4 saat içerisinde gelen besinler yağ olarak depolanır. Bu konuda diyetisyenlerin tavsiyesi vücudu uzun süre aç bırakmamak ve mutlaka her 3 – 4 saatte bir şeyler yemektir.
Yemek Yerken Yaptığımız Hatalar
->
Fazla Yemek
Bazı kimseler yaş, kilo ve çalışma durumlarına bakmadan, ihtiyaçlarından fazla yemek yerler. Fazladan yemek yemek, insana faydadan çok zarar getirir. Vücudun vakitsiz yorulmasına, ömrün kısalmasına neden olur. İhtiyaçtan fazla yememeye dikkat edilmelidir. Ayrıca günlük yiyecekler 3-4 öğüne bölünerek yenilmelidir.
Et ve Yağın Fazla Yenmesi
Vücudun çeşitli gıda maddelerini belirli oranlarda alması gerekir. Bazı kimseler et ve yağı fazla kaçırarak karaciğer ve böbreklerinin yorulmasına, vücutlarının veriminin düşmesine neden olurlar. Yeterli şekerli gıdalar yenmezse, vücut aldığı et ve yağı hazmedemez ve onlardan yararlanamaz.
Süt ve Mamüllerinin Yeterince Yenmemesi
En fazla rastlanan hatalardan biridir. Genellikle süt ve mamülleri çocuklar ve hastalar için zannedilir. Hayvansal protein ihtiyacının bir kısmının süt ve süt mamüllerinden alınması, böbrek ve karaciğerin dinlenmesini ve korunmasını sağlar. Bu bakımdan herkes hergün az veya çok bunlardan yemeye çalışmalıdır.
Taze Sebze ve Meyvelerin Az Yenmesi
Günlük yiyeceklerin 1/3’ünün çiğ taze sebze ve meyveden oluşması gerekir. Vücut bunlardan gerekli vitamin, enzim ve minarel gibi maddeleri alır. Bunlar yeterince yenmezlerse, vücut diğer yediği gıdalardan tam yararlanamaz ve çeşitli hastalıklara kapı açılır.
Taze Sebze ve Meyvelerin Az Yenmesi
Günlük yiyeceklerin 1/3’ünün çiğ taze sebze ve meyveden oluşması gerekir. Vücut bunlardan gerekli vitamin, enzim ve minarel gibi maddeleri alır. Bunlar yeterince yenmezlerse, vücut diğer yediği gıdalardan tam yararlanamaz ve çeşitli hastalıklara kapı açılır.
Kahvaltının Yeterince Yapılmaması
Bazı kimseler kahvaltı etmez veya çok az şey yerler. Bu hatadır. Zira kaide olarak batı ülkelerinde sabah kahvaltısı ile öğle yemeği çok kuvvetli yenir. Çünkü, günün ağır çalışması, bu öğünlerdeki gıdalarla yapılabilir.
Yemeklerin Belirli Saatlerde Yenmemesi
Yemekler belirli saatlerde yenilmeli ve yemekten hemen sonra bedeni ve zihni çalışma yapmamalı; bir süre dinlenilmelidir. Belirli saatlerde yemek yenmezse, zamanla mide salgı sistemi bozulur ve hazımsızlık çekilir.
Yeme Biçimi
Yemekler neşe içerisinde ve yavaş yenilmelidir. Üzüntülü konuşmalar ve haberler yemekten sonra konuşulmalıdır.
Artık Diyet Hatalarına Yakalanmayacaksınız
->
Daha ince olma hevesi, aynada daha fit bedenler görme isteği diyetlere ve diyet ürünlere olan ilgiyi artırdı. Zayıflama trendi son birkaç yıldır olduğu gibi 2007 yılında da ‘in’ olmaya devam ediyor.
Milyonları ilgilendiren bu hassas konu, çok yoğun rağbet görünce elbette doğru yanlış uygulamalar her zaman olduğu gibi bizlere göz kırpıyor. Bu hatalara düşmemek, zayıflayacağım derken vücudumuza eziyet etmeden ve sağlığımızı yitirmeden incelmek için aşağıdaki hatalara düşmemeye dikkat edelim.
Ünlülerin diyetlerini uygulamak
Jennifer Aniston kadar sportif görünümlü bir vücut, Jennifer Lopez kadar formda kalçalar, Madonna gibi zinde bir beden hayal eder, onların isimleri ile yayınlanmış diyetler uygulamaya çalışırsanız en büyük diyet hatalarından ilkini yapmış olursunuz. Her diyet kişiye özeldir, kesinlikle bir başkası için hazırlanmış bir program sizin için yararlı olacak diyemeyiz. Kaldı ki sağlık zararları da oluşabilir sakın unutmayın. Bu nedenle mutlaka bir diyetisyen eşliğinde, sizin biyokimyasal bulgularınıza, beslenme alışkanlıklarınıza, sosyo-ekonomik şartlarınıza uygun diyetler uygulamalısınız. Aksi takdirde en kötüsü sağlığınızı riske edebilir, diyet serüveniniz fazla uzun sürmeyebilir, yağ kaybetmeden toplam ağırlıktan hafifleyerek istenen sonuca ulaşamayabilirsiniz.
Kendini aldatmak
Makul ve ulaşılabilir hedefler koymak başarılı diyet serüveninin en önemli adımıdır. Çok kısa sürede, fazlaca kilo kaybı beklentisiyle başlanan diyetlerin pek çoğu bıkkınlık hissi ile yarıda bırakılmaktadır. Bunun için kendinize karşı dürüst olun ve en küçük başarınızı dahi kutlayın. Unutmayın takdir edilmek herkesin hoşuna gider, çevrenizden iltifat beklemeden kendi kendinizi kutlayın.
Egzersiz yapmamak
Kilo vermek basit bir matematik hesaplamadan ibarettir. Aldığımız kalori harcadığımızdan az olursa kilo veririz, dengede olursa kilomuzu korur, fazla olursa kilo almış oluruz. ‘İki kere iki dört eder’ gibi gözüken, net bir tablo gibi dursa da aslında bu kadar da basit değildir. Aldığımız kalorileri kontrol altına alarak diyetimizi planlar, harcadığımız kalorileri ise günlük hayatımızda aktif olmak dışında spor yaparak artırırsak hem fark etmeden, çile çekmeden yağ kaybederek zayıflar hem de daha formda ve fit bir vücuda ulaşabiliriz. Hadi biraz hareket zamanı.
Aç kalmak
Metabolizma çok akıllı ve bir o kadar da bencil bir sistemdir. Siz ona ne kadar iyi davranır, onu üzmeden doğru zamanlarda doğru kaynaklardan beslerseniz o da size güzel yanıt verir. Bir arabanın benzinsiz yürümeyeceği gibi vücudumuzda besinsiz işlevini yitirebilir. Bu nedenle aç kalmadan az az sık sık beslenmek ilkesini yaşam şekli olarak kabul etmelisiniz. Aç kalarak kazanacağınız tek şey bazı kronik hastalıklara yatkınlıktır, aman dikkat.
Öğün atlamak
Çok sık karşılaştığımız diyet hatalarının başında gelen öğün atlamak, genelde kişilerde daha az yersem daha çok kilo veririm mantığından ileri gelmektedir ve çok büyük bir yanlıştır. Aç kalmamak demek öğünlerimizi düzenli tüketmemiz anlamına gelir. Yetişkin her bireyin 3 ana ve 3 ara öğün tüketmesi gerekmektedir. Bu sayede metabolizma canlanacak, alınan kalorileri depolamak yerine kullanma yoluna gidecek ve yağ kaybı hızlanacaktır.
Düşük kalorili besinler tüketmek
Light, hafif veya diyet adı altında satılan, her geçen gün raf genişliği artan düşük kalorili besinler diyetlerin yardımcısıdır ancak sadece bu besinleri tüketerek zayıflamaya çalışmak hatadır. Tüketilen besin her ne kadar enerji anlamında hafifletilmiş olsa da yine de ölçülü kullanılmalıdır aksi takdirde kilo dahi aldırabilir. Ayrıca tek tip diyetlere yönelten bu yaklaşım uzun vadede metabolizmayı monotonluğa sokabilir ve besin yetersizliklerine dahi neden olabilir. Ara öğünlerde minik atıştırmalar olarak kullanabileceğimiz bu besinleri amacının üstünde tüketmeyin lütfen.
Ödüllendirme cezalandırma yollarına başvurmak
Diyet yapmak kişilerin kendilerine verdikleri bir ceza ya da ödül olarak algılanmamalıdır. Asıl amaç sağlıklı beslenmeyi öğrenmek, doğru yaşam ve diyet ilkeleri edinerek hayat stilimizi olumlu yönde geliştirmektir. Özellikle uzun soluklu diyet süreçleri ardından sıkılmışlık hissi ile diyeti bozup kişiler kendilerini besinlerle ödüllendirebilirler, bu durumda mantıklı düşünmeye gayret etmeli iradenizi koruyarak makul seçimler yapmaya gayret etmelisiniz.
Kalorili içecekler tüketmek
İçecekler belki de son yıllarda dünyada şişmanlamanın hızlanmasına neden olan faktörlerin başında gelmektedir. Besleyici özellikleri yok denecek kadar az olan, kişilerde bağımlılık yaratarak sürekli tüketime yol açan, mide kapasitesini genişletip iştahı artırabilen gazlı ve yüksek kalorili içecekler diyet olarak pazarlansa da maalesef diyetler için risk teşkil etmektedir. Bunlar yerine su, bitki çayları, soda, geleneksel içeceğimiz ayran tüketmeyi tercih etmelisiniz.
Çok sık tartılmak
Çok sık tartılmak uzun vadede sizi sıkılmışlığa itebilir. Hergün tartı üzerine çıktığınızda büyük farklar görmek niyetinde olup, küçük değişiklikler görmek başarınızı küçümsemenize neden olabilir bu da diyeti terk etmenlerin başlıca nedenlerinden biridir.
Çok sık dışarıda yemek yemek
Dışarıda yemek yemek sosyal hayatın vazgeçilmez zevklerindendir. Ancak diyet yapan kişiler için zor bir sınav gibidir. Büyük porsiyonlar, yüksek kalorili besinlerin servis edilip, atıştırmalıkların servis edildiği, tatlı ve alkolün de çoğu zaman eşlik ettiği zengin sofralar aklınızda olmayan miktar ve çeşitte besin tüketmeye yönlendirerek diyetinizi sabote edebilir. Bu gibi durumlarda yapılan en büyük hata ‘Bir kereden bir şey olmaz’ mantığıyla diyeti bozmak, yememeniz gerektiğini bilmenize rağmen yüksek kalorili gıdalar sipariş etmektir.
Zayıflama hapları kullanmak
Yediklerimize dikkat etmeden kilo vermeyi vaat eden, vücudun şekillenmesine yardımcı olan, iştahı kesen vb. amaçlı pazarlanan zayıflama hapları tüketerek diyet yapmak kendimizi en çok riske attığımız hatalardandır. Doktor önerisi almadan, eczanelerden kendi kararımızla bu hapları kullanarak ileride geri döndüremeyecek hasarlar oluşabilir, kesinlikle kolay yola kaçmadan doğru diyet ve egzersizle zayıflama hedefi koymalısınız.
Diyetisyen Berrin Yiğit
Diyetinizi Sabote Edecek 15 Neden
1. Hızlı yemek
Hızlı yemek yemek kilo almanıza neden olur bu nedenle yavaş yemelisiniz. Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.
2. Teknoloji
Diyetlerinizin bir işe yaramamasının en büyük etkenlerinden biri hareketsiz yaşamdır. Eskiden bir arkadaşınızla görüşmek için belki de 10 ya da 15 dakika yürürken şimdi sadece mailleşerek görüşmüş kadar oluyor ya da internet üzerinden sohbet edebiliyorsunuz. Böyle olunca da hareket yerine oturmayı seçiyorsunuz.
3. Tatlandırıcılar
Kilo almamak için sürekli şeker yerine tatlandırıcı kullanıyor olabilirsiniz. Fakat yapılan araştırmalar yapay tatlandırıcıların alınan doğal kalori alımı konusunda vücudu kandırdığını ve bu nedenle de daha fazla şeker kullanma isteğini ortaya çıkardığını gösteriyor.
4. Sebzeler
Sebzelerinizi ve salata malzemelerinizi iyi yıkadığınızdan emin olmalı ve organik olarak yetiştirilmiş olanları seçmelisiniz. Hormonlu sebze ve meyvelerden uzak durmalısınız.
5. Yağ oranı düşük yiyecekler
Yağ oranı yüksek ve düşük yiyecekler arasında aslında sanıldığı kadar çok fark yoktur. Yoğurt, süt ya da peynirde bu oran önemliyken yağ oranı düşük bir kek yemekle yağ oranı yüksek olanı yemek arasında hiçbir fark yoktur.
6. Stres
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılar. Bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol eder ve sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi de budur.
7. Öğün atlamak
Her yemek yediğinizde metabolik hızınız iki saat içinde yüzde 20 – 30 artar fakat öğünleri atlarsanız metabolizmanız yavaşlar. Özellikle de kahvaltı yapmamak en büyük problemdir ve gece boyunca yüzde 5 yavaşlayan metabolik hızınız bir daha yemek yiyene kadar aynı hızda kalır.
8. Meyve suları
Früktoz seviyesi yüksek olan meyve suları iştahınızı açar. Bu nedenle taze meyve suyu içmek ya da meyve yemek çok daha yararlıdır.
9. Toksinler
Karaciğer vücudun yağ yakan organıdır ve eğer alkol gibi toksinlerle doluysa yakma işlemi için daha yoğun çalışarak çok enerji harcar ve yorulur. Bu nedenle içki içerken yağ ya da şekeri çok fazla tüketmemeye dikkat etmelisiniz.
10. Salata
Diyet yaptığınız için salata yemeyi tercih edebilirsiniz fakat salatayı dışarıda yiyecekseniz soslu bir salata yememelisiniz. Çünkü özel soslarla yapılan bu salataların kalori bakımında bir hamburgerden çok da farkı yoktur.
11. Doğumgününüz
Kış mevsiminde doğduysanız baştan kaybetmiş olma ihtimaliniz yüksek çünkü yapılan araştırmalar kış bebeklerinin obeziteye daha yatkın olduklarını gösteriyor. Bunun sebebi ise daha yavaş çalışan bir metabolizmaya sahip olmaları.
12. Doğum kontrol
Kadınların en büyük sorunlarından biri de doğum kontrol yöntemleri nedeniyle alınan kilolardır. Özellikle doğum kontrol hapları bazı kadınlarda iştah açarlar.
13. Uyku düzeni
Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla daha fazla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için her gün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.
14. Evlilik
Yeni evli çiftler hep evlendikten sonra kilo aldıklarından şikâyet ederler. Bunun nedeni ise birlikte bir yaşam paylaşma sonucu herşeyi aynı anda yapma isteğidir. Fakat sözkonusu yemek olunca bu yanlıştır eşinizle aynı miktarda ya da aynı şeyleri yemeden de mutlu bir evliliğe sahip olabilirsiniz.
15. Tiroid sorunu
Sürekli yorgun hissediyorsanız, kilo almaya başladıysanız ve sürekli üşüyorsanız tiroidiniz tembelleşmiş olabilir. Bu da metabolizmanızın daha yavaş çalışmasına neden olur. Bunun için bir uzmana başvurun ve balık, fındık gibi yararlı besinler almaya dikkat etmelisiniz.
Sık Uygulanan Fakat Yanlış Diyetler
Şişmanlık bir estetik sorun olmaktan öte bir hastalık olarak kabul ediliyor. Artık kilolu olan herkes sağlığı için zayıflama çabasında. Yapılan araştırmalar kilo vermenin sayısız faydasını ortaya koyuyor. Kilo vermeye başladığınız andan itibaren, insülin direnci düşüyor, dokular insülini kullanmaya başlıyor, kan şekeri, dolayısı ile açlık kontrol altına alınıyor, kolesterol ve yüksek tansiyon düşünüyor. Kalp damar hastalığı riski azalırken, bağışıklık sitemini güçleniyor. Hatta depresyona yatkınlık dahi azalıyor. Ancak tüm bu yararlar kontrollü ve dengeli bir şekilde kilo verildiği zaman ortaya çıkıyor.
Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu, “Hızlı kilo vermeyin” uyarısında bulunarak şöyle devam ediyor:
“Haftada 0,5 -1 kg kaybı sağlıklı ve kalıcı kilo kontrolüdür. Ağırlığınızın % 10-15’ini kaybetmek pek çok hastalık riskini azaltabilir.”
Her diyet uygulanamaz!
Zayıflama diyetlerinin kişinin günlük makro ve mikro besin öğesi ihtiyaçlarını karşılayan, damak tadına ve sosyal yaşamına uygun, varsa sağlık problemlerine çözüm getirici tıbbi öneriler olması gerekiyor. Ancak kısa sürede kilo vermeyi hedefleten ve bu kurallara uymayan pek çok diyet mevcut. Şengül Sangu, bu diyetleri ve sakıncalarını şöyle sıralıyor:
SİHİRLİ – ŞOK DİYETLER
Kısa sürede ağırlık kaybı sağlar, hızlı kaybedilen ağırlık; yağdan değil yağsız kitleden oluşur.
Eski beslenme alışkanlıklarına geri dönüldüğünde kaybedilen ağırlığın korunması mümkün olmaz, daha fazla kilo artışı olur.
ÇOK DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLER
500 ile 800 veya daha az enerji gereksinimine göre düzenlenmemiş, kontrolsüzdür.
Kaybedilen ağırlığın korunmasına yönelik değildir.
Çeşitli minerallerin kaybı ve ölümle sonuçlanabilir.
SIVI VE TOZ FORMDA YA DA PAKETLENMİŞ ÜRÜNLER
Orta derecede açlık söz konusudur.
ÖZEL ÜRÜNLERİ ÖNEREN DİYETLER
Kişiler doğru beslenme alışkanlığı kazanmadıkları için ağırlıklarını koruyamazlar,
Yetersiz ve dengesiz bir beslenme türü olduğu için çeşitli sağlık sorunlarına da neden olur
TEK BESİNE DAYALI DİYETLER
Monoton ve can sıkıcıdır
Sürekli aynı besinlere yönelmek bıktırıcıdır
Besin öğeleri yetersizliğine neden olur
Çok kısa sürelerde fazla kilo kayıpları sağlansa da kalıcı olmaz
SU İÇME DİYETİ
Yemek yeme yerine acıktıkça su tercih edilir.
Hiçbir besin alınmadığından hızlı kilo kaybı gözlenmekte fakat uzun süre devamında sağlık problemleri oluşabilmektedir.
Kilolar hızla geri alınır.
ÖĞÜN ATLAMA
Kişiler günlük alması gereken kaloriyi kısmak adına öğün atlar.
Öğün atlama ile birlikte vücut çalışma hızı düşer.
Kilo verme hızı azalır veya durur.
YAĞSIZ YEMEK YEME
Sağlıksız, hatalı,
Yağda eriyen vitaminler vücutta yeterince emilmez.
Uzun süre yağsız diyet uygulaması bağırsakları yavaş çalıştırır, kabızlık oluşur.
KALORİ HESABINA DAYALI DİYETLER
Gün içerisinde yenilen tüm besinlerin kalorilerini toplamaya dayalı bir diyettir.
Hedef düşük kalori alınımı sağlamaktır.
Yetersiz ve dengesiz beslenme söz konusudur.
YANLIŞ DİYETLERLE ÖNERİLEN İLAÇLAR
Kolay yoldan kilo vermeyi amaçlar.
İlaç, bitkisel diyet takviyeleri doktor kontrolü olmaksızın tercih edilir.
Sağlık açısından risk oluşturur.
DİÜRETİK İLAÇLAR VE SAUNALAR
Su kaybı gerçekleşir,
Sahte kilo kaybı,
Gerçek kilo kaybı gözlenmez,
Sağlığı tehdit edicidir.
PROTEİN-KARBONHİDRAT AYIRAN DİYETLER (Montinyak Rejimi )
Vücudun asit-baz dengesini bozar, kolesterolü artırır, tansiyon ve kalp- damar hastaları için zararlıdır.
Ayrıca yiyeceklerin kendi yapısında hem protein hem de karbonhidrat bir arada bulunur, ayrılamaz. Örn : Süt gibi.
Sadece et ve salata ağırlıklı listeler karbonhidrat ihtiyacını çok düşürür ve vücuda zarar verir, davranış değişikliği yapmadığı için tekrar kilo aldırır.
DİYET YAPANLARA ÖNERİLER
Diyetisyen Şengül Sangu bilinçli bir şekilde diyet yapmak isteyenlere bazı küçük önerilerde bulunuyor:
Sizin için uygun olan besini, gerekli miktarlarda, doğru zamanda beslenin.
Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmek için değişiklikleri yavaş yapın.
Hedefleriniz kısa süreli ve gerçekçi olsun.
Kendinizi ödüllendirin.
Yavaş yiyin ve iyi çiğneyin.
Yemek pişirme tekniklerine dikkat edin.
İçeriği bilinmeyen hazır gıdaları tüketmeyin.
Etiket okuma alışkanlığı kazanın.
Seyahat, tatil ve özel günlerinizi dengeleyin.
Bol su tüketin.
Az ve sık beslenin, Öğün atlamayın.
Kahvaltı alışkanlığı edinin.
Tuzu az tüketin.
Posalı yiyecekleri tercih edin.
Kuru baklagiller haftada en az 2-3 kez tüketin.
Alkolü ılımlı kullanın! Alkol alırken yemek miktarını azaltın.
Düzenli, pratik, zevkli, çok yönlü size uygun egzersiz yapın. (3 gün yürüyüş,2 gün bisiklet, 2 gün yüzme gibi)
Bol su için.
Dikkat: Diyet Hatalarına Yakalanmayın!
Daha ince olma hevesi, aynada daha fit bedenler görme isteği diyetlere ve diyet ürünlere olan ilgiyi artırdı.
Milyonları ilgilendiren bu hassas konu, çok yoğun rağbet görünce elbette doğru yanlış uygulamalar her zaman olduğu gibi bizlere göz kırpıyor. Bu hatalara düşmemek, zayıflayacağım derken vücudumuza eziyet etmeden ve sağlığımızı yitirmeden incelmek için aşağıdaki hatalara düşmemeye dikkat edelim.
Ünlülerin diyetlerini uygulamak
Jennifer Aniston kadar sportif görünümlü bir vücut, Jennifer Lopez kadar formda kalçalar, Madonna gibi zinde bir beden hayal eder, onların isimleri ile yayınlanmış diyetler uygulamaya çalışırsanız en büyük diyet hatalarından ilkini yapmış olursunuz. Her diyet kişiye özeldir, kesinlikle bir başkası için hazırlanmış bir program sizin için yararlı olacak diyemeyiz. Kaldı ki sağlık zararları da oluşabilir sakın unutmayın. Bu nedenle mutlaka bir diyetisyen eşliğinde, sizin biyokimyasal bulgularınıza, beslenme alışkanlıklarınıza, sosyo-ekonomik şartlarınıza uygun diyetler uygulamalısınız. Aksi takdirde en kötüsü sağlığınızı riske edebilir, diyet serüveniniz fazla uzun sürmeyebilir, yağ kaybetmeden toplam ağırlıktan hafifleyerek istenen sonuca ulaşamayabilirsiniz.
Kendini aldatmak
Makul ve ulaşılabilir hedefler koymak başarılı diyet serüveninin en önemli adımıdır. Çok kısa sürede, fazlaca kilo kaybı beklentisiyle başlanan diyetlerin pek çoğu bıkkınlık hissi ile yarıda bırakılmaktadır. Bunun için kendinize karşı dürüst olun ve en küçük başarınızı dahi kutlayın. Unutmayın takdir edilmek herkesin hoşuna gider, çevrenizden iltifat beklemeden kendi kendinizi kutlayın.
Egzersiz yapmamak
Kilo vermek basit bir matematik hesaplamadan ibarettir. Aldığımız kalori harcadığımızdan az olursa kilo veririz, dengede olursa kilomuzu korur, fazla olursa kilo almış oluruz. ‘İki kere iki dört eder’ gibi gözüken, net bir tablo gibi dursa da aslında bu kadar da basit değildir. Aldığımız kalorileri kontrol altına alarak diyetimizi planlar, harcadığımız kalorileri ise günlük hayatımızda aktif olmak dışında spor yaparak artırırsak hem fark etmeden, çile çekmeden yağ kaybederek zayıflar hem de daha formda ve fit bir vücuda ulaşabiliriz. Hadi biraz hareket zamanı.
Aç kalmak
Metabolizma çok akıllı ve bir o kadar da bencil bir sistemdir. Siz ona ne kadar iyi davranır, onu üzmeden doğru zamanlarda doğru kaynaklardan beslerseniz o da size güzel yanıt verir. Bir arabanın benzinsiz yürümeyeceği gibi vücudumuzda besinsiz işlevini yitirebilir. Bu nedenle aç kalmadan az az sık sık beslenmek ilkesini yaşam şekli olarak kabul etmelisiniz. Aç kalarak kazanacağınız tek şey bazı kronik hastalıklara yatkınlıktır, aman dikkat.
Öğün atlamak
Çok sık karşılaştığımız diyet hatalarının başında gelen öğün atlamak, genelde kişilerde daha az yersem daha çok kilo veririm mantığından ileri gelmektedir ve çok büyük bir yanlıştır. Aç kalmamak demek öğünlerimizi düzenli tüketmemiz anlamına gelir. Yetişkin her bireyin 3 ana ve 3 ara öğün tüketmesi gerekmektedir. Bu sayede metabolizma canlanacak, alınan kalorileri depolamak yerine kullanma yoluna gidecek ve yağ kaybı hızlanacaktır.
Düşük kalorili besinler tüketmek
Light, hafif veya diyet adı altında satılan, her geçen gün raf genişliği artan düşük kalorili besinler diyetlerin yardımcısıdır ancak sadece bu besinleri tüketerek zayıflamaya çalışmak hatadır. Tüketilen besin her ne kadar enerji anlamında hafifletilmiş olsa da yine de ölçülü kullanılmalıdır aksi takdirde kilo dahi aldırabilir. Ayrıca tek tip diyetlere yönelten bu yaklaşım uzun vadede metabolizmayı monotonluğa sokabilir ve besin yetersizliklerine dahi neden olabilir. Ara öğünlerde minik atıştırmalar olarak kullanabileceğimiz bu besinleri amacının üstünde tüketmeyin lütfen.
Ödüllendirme cezalandırma yollarına başvurmak
Diyet yapmak kişilerin kendilerine verdikleri bir ceza ya da ödül olarak algılanmamalıdır. Asıl amaç sağlıklı beslenmeyi öğrenmek, doğru yaşam ve diyet ilkeleri edinerek hayat stilimizi olumlu yönde geliştirmektir. Özellikle uzun soluklu diyet süreçleri ardından sıkılmışlık hissi ile diyeti bozup kişiler kendilerini besinlerle ödüllendirebilirler, bu durumda mantıklı düşünmeye gayret etmeli iradenizi koruyarak makul seçimler yapmaya gayret etmelisiniz.
Kalorili içecekler tüketmek
İçecekler belki de son yıllarda dünyada şişmanlamanın hızlanmasına neden olan faktörlerin başında gelmektedir. Besleyici özellikleri yok denecek kadar az olan, kişilerde bağımlılık yaratarak sürekli tüketime yol açan, mide kapasitesini genişletip iştahı artırabilen gazlı ve yüksek kalorili içecekler diyet olarak pazarlansa da maalesef diyetler için risk teşkil etmektedir. Bunlar yerine su, bitki çayları, soda, geleneksel içeceğimiz ayran tüketmeyi tercih etmelisiniz.
Çok sık tartılmak
Çok sık tartılmak uzun vadede sizi sıkılmışlığa itebilir. Hergün tartı üzerine çıktığınızda büyük farklar görmek niyetinde olup, küçük değişiklikler görmek başarınızı küçümsemenize neden olabilir bu da diyeti terk etmenlerin başlıca nedenlerinden biridir.
Çok sık dışarıda yemek yemek
Dışarıda yemek yemek sosyal hayatın vazgeçilmez zevklerindendir. Ancak diyet yapan kişiler için zor bir sınav gibidir. Büyük porsiyonlar, yüksek kalorili besinlerin servis edilip, atıştırmalıkların servis edildiği, tatlı ve alkolün de çoğu zaman eşlik ettiği zengin sofralar aklınızda olmayan miktar ve çeşitte besin tüketmeye yönlendirerek diyetinizi sabote edebilir. Bu gibi durumlarda yapılan en büyük hata ‘Bir kereden bir şey olmaz’ mantığıyla diyeti bozmak, yememeniz gerektiğini bilmenize rağmen yüksek kalorili gıdalar sipariş etmektir.
Zayıflama hapları kullanmak
Yediklerimize dikkat etmeden kilo vermeyi vaat eden, vücudun şekillenmesine yardımcı olan, iştahı kesen vb. amaçlı pazarlanan zayıflama hapları tüketerek diyet yapmak kendimizi en çok riske attığımız hatalardandır. Doktor önerisi almadan, eczanelerden kendi kararımızla bu hapları kullanarak ileride geri döndüremeyecek hasarlar oluşabilir, kesinlikle kolay yola kaçmadan doğru diyet ve egzersizle zayıflama hedefi koymalısınız.
Diyetisyen Berrin Yiğit
Dikkat: En Çok Söylenen Diyet Yalanları
Diyetisyen Aşkın Yüksel, forma girme telaşının yaşandığı şu günlerde en çok söylenen diyet yalanlarını derledi.
Limon suyu yağları yakar, patates şişmanlatır, karbonhidratlarla proteinleri karıştırmamak gerekir… Bunlar, en çok söylenen diyet yalanlarından sadece birkaçı. Hizmet Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Aşkın Yüksel, bu mitlerin artık unutulması gerektiğinin altını çiziyor ve nedenlerini anlatıyor.
1- Sabah aç karına içilen limon suyu yağları yakar/Yanlış
Bu da en çok söylenen diyet yalanlarından. Oysa ne limon, ne maydanoz, ne de ceviz suyunun kilo verdirici bir etkisi yoktur. Bunlar sadece günlük sıvı alımına katkıda bulunurlar o kadar.
2- Zeytinyağı kilo aldırmaz/Yanlış
Tereyağı, bitkisel yağ, zeytinyağı… Bütün yağların kalorisi aynıdır. Hepsinin 1 gramı 9 kalori içerir. Ancak bileşim olarak diyetlerde zeytinyağı daha çok önerilir. Özellikle kalp sağlığını korumada rolü büyüktür.
3- Diyet sırasında karbonhidratlarla proteinler asla karıştırılmamalıdır/ Yanlış
Bu sistem kısa vadede bir çözüm gibi görünebilir ancak uzun süre uygulanması imkansızdır, çünkü birçok besin bileşiminde hem karbonhidrat, hem de proteini barındırır. Örnek: Süt, yoğurt, meyve, ekmek, patates, pilav, makarna…
4- Patates şişmanlatır/Yanlış
Hiçbir besin tek başına kilo aldırmaz, hiçbir besin de kilo verdirmez. Önemli olan besinlerin ne kadar alındığı ve tüketilirken, sos vs.. gibi katkı maddeleriyle ne kadar lezzetlendirildiğidir. Büyük boy bir haşlanmış patates, ortalama 100 kalori içerir ama aynı patates kızartılırsa, kalori miktarı 600 kcal’i bulur. Bu da, asıl şişmanlatanın patates değil, yağ olduğu gerçeğini doğrular.
5- Ispanak demir yönünden çok zengin olduğundan diyet sırasında sık sık tüketilmelidir/ Yanlış
Bu mit çürüyeli çok oluyor ama hala halk arasında ıspanak mucize sebze olarak biliniyor. Oysa ıspanak da, diğer tüm yeşil yapraklı sebzeler gibi demirden fakirdir. Ancak, posa, folik asit ve potasyum açısından çok zengindir. Diyet sırasında bol bol tüketilmesinde bir sakınca yoktur ama yağsız ve az haşlanmış olmak şartıyla.
6- Kepek ekmeği zayıflatır/Yanlış
Aslında kepek ekmeğiyle normal ekmeğin kalorisi neredeyse aynıdır. Ancak kepek ekmeği saflaştırılmadığı için içinde lif oranı çok yüksektir. Bu nedenle bağırsak hareketlerini hızlandırır ve mideyi daha geç terk ettiğinden tokluk hissi daha uzun sürer. Ayrıca normal ekmeğe göre vitamin B1 yönünden daha zengindir.
Dikkat: Light’ Ürünler Kilo Aldırıyor
Şişmanlığın görülme sıklığının artmasıyla beraber önem kazanan light ürünlere karşı uzmanlar uyarıyor. Diyet Uzmanı Dyt. Şeçil Kenar ANKA’ya yaptığı açıklamada, light ürünlerin miktarında ve çeşidinde tehlikeli bir artış yaşandığına dikkati çekerek “Bu artış aynı zamanda günlük alınan kalori miktarının da artmasına neden oluyor. Az yağlı-diyet-light diye piyasaya sunulan ürünlerin normal ürünlerle arasında ciddi farklar bulunmuyor” dedi.
Light ürün tüketimi arttı
Diyet Uzmanı Dyt. Şeçil Kenar, zayıflamak ya da kilosunu korumak isteyen bireylerin piyasadaki light ürünlerin çok düşük kalorili veya kalorisiz olduğunu sanmasından dolayı, günlük tüketilen light ürün miktarında ve çeşidinde büyük bir artış gözlemlediklerini belirtti. Bu artışın aynı zamanda günlük alınan kalori miktarının da artmasına neden olduğunu ifade eden Dyt. Şeçil Kenar, “Az yağlı-diyet-light diye piyasaya sunulan ürünlerin normal ürünlerle arasında ciddi farklar bulunmuyor. Yani bu ürünler referans ürüne göre çok az veya kalorisiz değildir” dedi. Tüketicinin light ürün tüketimindeki yanlış bilgiye de değinen Dyt. Kenar, “Tüketicide bu gıdaların üzerindeki etiket kavramını değerlendirme şekli ‘daha az kalorili bunu alayım’ ya da ‘bu diyet bunu daha çok yiyebilirim’ olursa light-diyet tüketilerek total olarak daha fazla kalori alınmış oluyor. Örneğin light tatlılarda sükroz molekülü yerine yapay tatlandırıcılar kullanıldığı halde oldukça fazla kalori değerleri vardır. Fakat kişiler şeker içermediği için bu besinleri çok fazla tüketebilmektedirler” diye konuştu.
Diyabetik ürünler bilinçsiz kullanılıyor
Kilo vermek isterken yapılan hatalardan birinin de özel hastalıkları bulunan kişiler için üretilen gıdaların bilinçsizce tüketilmesi olduğunu belirten Dyt. Kenar, “Diyet döneminde yapılan en büyük hatalardan sağlıklı bireylerin, özel hastalıklarda tüketilmek için üretilen ürünleri bilinçsizce ve sıkça tüketmeleridir. Daha az kalori alayım, zayıflayayım veya kilomu koruyayım derken bu gıdalar ile tüketici daha fazla kilo bile alabilmektedir” dedi. Burada önemli olanın yeterli ve dengeli bir beslenme alışkanlığını hayat tarzı haline getirmek olduğunu belirten Diyet Uzmanı Dyt. Kenar, “Unutmamak gerekir ki asla bir besin gıda teknolojisinin müdahalesiyle sihirli bir hale getirilemez” diye konuştu. Etiket kontrolünün devletin denetiminde olması gerektiğinin altını çizen Dyt. Seçil Kenar “Besinleri; karbonhidrat, yağ, protein, mineraller ya da vitaminler açısından analiz etmek tabii ki tüketici için mümkün değildir. Bu değerler ancak laboratuvar şartlarında bilimsel analizlerle bulunur. Bu yüzden tüketicinin etiket bilgilerini doğru – yanlış olarak değerlendirmesi de mümkün değildir. Etiket kontrolünün hukuksal yaptırımlarıyla devletin denetiminde olması bizce en makul yoldur” dedi.
Dikkat!!! Kilo Verme Yanlışları
Şişmanlığın giderilmesi için uygulanacak yöntemler kilo vermeye yönelik olmamalı, vücutta yağ kitlesini azaltıp kas kitlesini artıracak yöntemler olmalıdır.
Hareketsiz ve yoğun yaşantı içerisinde, insanların vücutlarında birçok rahatsızlıklar meydana gelmektedir. Bu rahatsızlıkların başında gelen şişmanlık, hem fizyolojik hem de sosyolojik açıdan insanları etkilemektedir. Şişmanlığın insan vücudunda oluşturduğu bu olumsuz etkilerden kurtulmak için birçok yöntem uygulanmaktadır. Bu yöntemlerin içinde, vücuttaki şişmanlığın giderilmesi açısından yanlış ve zararlı uygulamalar insanları başarıya ulaştıramayacağı için etkisiz olacaktır.
Yağ yakmak amacıyla uygulanan yanlış yöntemler şunlardır:
Sauna:
Vücuttaki su kaybını sağlayan yöntemlerdendir. Vücut suyunu azalttıkça, yağ yakmak daha zor olacaktır.
Diüretik ilaç ve çaylar:
Diüretik maddeler veya çaylar, vücutta yağ yakmamızı sağlamaz; sadece vücut suyunun idrar yoluyla vücudun dışına atılmasını sağlar.
Aç kalmak:
Gerekli gıda maddelerini almadan uygulayacağınız yöntemler, vücudunuzdaki kas kütlesinin azalmasına sebep olurken, yağ kitlesinde bir değişim görülmeyecektir. Kaslar vücudunuzda yağ yakan fabrikalar olduğuna göre, yağ yakmak için kas kitlemizi kaybetmemiz gerekmektedir.
Masaj:
Dolaşım sistemini ve kaslardaki gerilmeleri rahatlatmak için uygulanan manipulasyonlar, vücudumuzdaki yağı yakmayacağı gibi, vücut yağını bir yerden bir yere de taşımaz.
Karbonhidratsız beslenme:
Karbonhidrat insanların mutluluk kaynağı olmasının yanında, vücut için önemli bir besin maddesidir. Karbonhidratlar vücudumuzda su tuttuğu için, şişman insanlar yememektedir. Önemli olan kilo kaybı değil yağ kaybı olduğuna göre, karbonhidratsız vücudun yağ yakmayacağı bilinmelidir.
Yüksek tempolu egzersizler:
Yüksek tempolu egzersizlerle vücudumuzda daha fazla karbonhidrat, daha az yağ yakılacağı unutulmamalıdır.
Ağırlık çalışmaları:
Ağırlık çalışmaları yağ yakmamızı sağlamaz, ama kas kitlesini reaksiyona geçireceği için yağ yakmada destekleyici bir faktör oluşturacaktır.
Kısa süreli diyetler:
Kısa süreli diyetlerle vücudumuzda yağ yakamadığımız gibi, diyeti bıraktığımızda vücudumuzdaki yağ artışı hızlanacaktır.Kısacası tüm bu yöntemlerle vücudumuzda biriken istenmeyen yağlardan kurtulmamız mümkün değildir.
Vücudumuzun sağlıklı olarak yağ yakabilmesi için egzersizin ve doğru beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve hayat boyu devamı gereklidir.
Zayıflamak İsteyen Kişilerin En Çok Yaptıkları Diyet Hataları
Zayıflamak isteyen kişilerin en çok yaptığı 50 diyet hatası.
1- Zayıflayabileceğine inanmamak, karamsar tavırlar sergilemek
2- Kısa süreli çözümler getiren zorlayıcı diyetler uygulamak, hayat boyu çözüm getirecek sağlıklı yolların arayışına girmemek
3- Zayıf olmak uğruna her gün aynı tatsız, tuzsuz yemeği yiyeceğine kendini ikna etmek. Tek tip diyetleri uygulayabileceğine inanmak
4- Kalori sayma konusunda obsesif olmak. Unutmayın kilo kaybında kalori kısıtlaması tek kıstas değildir, yediklerimizin içeriği, miktarı, zamanı, kombinasyonu, vücutta metabolizma olma hızı ve verimi ile hazırlama şekli de çok önemlidir.
5- Çok sık tartılmak ve her tartıda büyük kilo kayıpları beklemek
6- Yeteri kadar sıvı almamak. Su yerine çay, kahve ve gazlı içecek tüketmek
7- Bolca şekerli meşrubatlar, bol kalorili, kremalı kahveler içmek
8- Evlendikten sonra, hamilelik süresince ve özel günlerde kendine sınırsız yemek yeme özgürlüğü tanımak. Her özel anı yemekle ödüllendirme yoluna gitmek
9- Taze gıdalardan çok hazır gıdalara yönelmek, aşırı katkılı, şekerli ve yağlı yemekler tüketmek
10- Sos veya eklenen malzemeleri kalorisiz gibi değerlendirip salata veya sebze tabaklarını tüketerek zayıflamaya çalışmak. Fark etmeden gizli kalorilere tutsak olmak
11- Plansız olmak. Beslenmenizi planlayacak size özel bir mönü olmadan başarı sağlayamazsınız. Mutlaka diyetisyen kontrolünde size özel olarak hazırlanmış bir mönü takip edin
12- Başarısızlık durumunda başkalarını suçlamak, hatalardan ders almamak
13- Çabuk pes etmek, minik bir sıkıntıda diyeti terk etmek
14- Yenilen yüksek kalorili besinlerin zararlarından bihaber olmak, sadece kilo kaybına odaklanıp, ne kaybettiğinin farkında olmamak. Unutmayın gerçek kilo kaybı yağ kaybıdır, su veya kas değil.
15- Doygunluk hissine rağmen tabağı silip süpürmek, durma noktasını bilmemek
16- ‘Battı balık yan gider’ mantığı ile ufak kaçamakları tehlikeli boyutlara taşımak
17- Paranın karşılığını almak adına veya şuursuzluktan açık büfelerde sınırları zorlarcasına yemek
18- Kahvaltıyı atlamak
19- Bütün gün aç kalarak kilo vermeye çalışmak
20- Bir öğünde aşırı yiyip, akabinde kendini cezalandırırcasına bir diğer güne kadar bir şey yememek
21- Genetik olarak şişman olmaya programlanmış olduğuna inanmak
22- Değişime açık olmamak
23- Spor yapacak vakit bulamadığından yakınmak
24- Sporun iştah artışına neden olabileceğini düşünerek uzak durmak. Sizin ihtiyaç ve performansınıza uygun, spor uzmanı tarafından hazırlanmış programlar kendinizi daha doygun hissetmenize yardımcı olacaktır. Fiziksel olarak aktif hale gelen vücudunuzun besin gereksiniminin, harcanan kalori miktarı ile paralel planlanması gereğini de unutmayınız.
25- Her günü tam anlamıyla sindirerek yaşamamak, zayıf olacağı günlere odaklanıp hayatı ertelemek, dolayısıyla depresif ruh haliyle yemekle kendini mutlu etmeye çabalamak
26- Arkadaş sohbetlerinde alınan diyet veya bitkisel sanılan ilaçlarla zayıflamaya çalışmak
27- Kullanılan bazı ilaçların iştah artırıcı yan etkilerinden kaynaklı aşırı besin tüketimi karşısında doktor ile temasa geçmeden durumu kendi kendine kontrol etmeye çalışmak
28- Meyve yiyerek ya da sadece haşlanmış sebze tüketerek tek tip diyetlerle, kendi kendine zayıflamayı beklemek
29- Sauna veya sıvı kaybettiren aktivitelerle zayıflamaya çalışmak
30- Destek ürünler, vitaminler, çaylar vb. uygulamaların zayıflamada yapılan diyet veya spordan daha önemli olduğuna inanmak
31- Sporu zorunluluk olarak görmek, yaşam standardı içine alamamak, günlük yapılacak işler listesine egzersizi eklememek
32- Şeker eşiğini yükseltmek, doğal şeker kaynakları ile yetinmeyi bilmemek. Bu durum, kişilerin her geçen gün tatmin olma eşiğini artırmakta ve ‘şeker ne kadar fazla ise o kadar iyi’ noktasına ulaşmalarına neden olmaktadır
33- Aşırı alkol tüketmek, yanlış içki tercihleri yapmak
34- Televizyon karşısında, telefonda konuşurken, bilgisayarda çalışırken yemek yemek bu sayede kişiler yemek yeme eylemine odaklanamamakta ve aldıkları fazla kalorilerin farkına varmadıkları gibi doyma eşiğini de algılayamamaktadırlar
35- Çok fazla televizyon izleyerek, playstation oynayarak veya bilgisayarda çalışma saatlerini uzatarak fiziksel aktivite zamanından çalmak
36- Çok bol ve rahat kıyafetler giyerek, beden imajından kaçmak
37- Kişisel gelişime kapalı olmak, kendi ile barışık olmamak
38- Kendini şişman olarak kabul etmek, daha iyiye ulaşmak için inançsız olmak
39- Atılmasın, ziyan olmasın diye tabakta yemek bırakmamak
40- Yemek pişirirken veya sofrayı kurarken tadım yapmak
41- Özel günler haricinde de pasta, börek, hamur işleri ve özel yemekler hazırlamak
42- Misafire servis etmek üzere her zaman evde hazır ve yüksek kalorili besinler bulundurmak
43- Şekerleme, abur cubur veya çikolatayı her an görünür kaplarda ve ortamlarda bulundurmak
44- Her öğünde sebze tüketmemek, yemeğe eşlik etmesi için ekmek, makarna, patates püresi gibi yoğun karbonhidrat kaynakları hazırlamak
45- Açılan paketi bitirmeye odaklanmak, porsiyon kontrolü yapamamak
46- Başkaları istiyor diye kilo vermeye çalışmak
47- Zayıflama programına girmeye hazır olmadan diyete başlamak
48- Gazlı içeceklerin mideyi şişirip doygunluk hissi sağladığına inanmak
49- Çok sık fast food tüketmek ve yemekleri çok hızlı yemek
50- Diyete başlamak için gelmeyen yarınları beklemek.