Categories

Archive for the ‘Hastalıklar ve Şifaları’ Category

Ezik ve Yaralar

Ezik ve Yaralar’da Kullanabilceğimiz Birkaç Bitkisel Formül:

* Taze aslanpençesi ezilir, lapa haline getirilip yaralı bölgeye sarılır.

* 1 bardak suya 50 gr maydanoz tohumu konulur. 3 dakika kaynatılıp oluşan suyu bez batırılıp yaralı kısma sarılır. Bu işlem günde 4-5 defa yapılır.

* Soğan ezilir, bir miktar tuz ilave edilip ezik bölgeye uygulanır.

* Taze enginar yaprakları bir miktar şekerler ezilip lapa haline getirilir. Lapa ezilen kısma günde 4-5 defa uygulanır.

* Vücudunuzda oluşan morlukların üzerine çiğ patates koyabilirsiniz.

El ve Ayak Titremesi

Pratik Bitkisel Tarifler:

* 1 bardak kaynar suya 2-10 gram adaçayı konulur. 10 dakika bekletilip günde 2-3 bardak içilir.

* Sarımsak, sedefotu incirle beraber yenilir. ( Sedef otu 1 gramdan fazla tüketilmemelidir. Zehirleyebilir.)

* Zencefil kökü kaynatılır, günde 2-3 bardak içilir.

* 1 kaşık tatlandırılmış limon suyu içine 2 damla tarçın yağı damlatılıp içilir.

* Çam fıstığı, bal veya üzümle yenilir.

Ateş Yükselmesi

Vücut sıcaklığının 37,5 dereceden yukarı çıkmasıdır. Ateşin yükselmesiyle birlikte üşüme, titreme, baş ağrısı, iştahsızlık ve vücut kırgınlığı görülmektedir. Tıbbi müdahelelerin dışında yardımcı olabilecek birtakım bitkiler ateşi düşürmede etkili olabilmektedir.

Pratik Bitkisel Formüller:

* Kaynatılan ıhlamurdan bir bardak alınıp içine 1 çay kaşığı dolusu nane konulur. 10 dakika demlendikten sonra içilip terlenirse ateşi düşürmede yardımcı olabilir.

* Maydanoz, kantaron, peln yaprağı, okaliptüs yaprağı ile kuru erik hoşafı yapılıp içilir.

* 1 bardak kaynar suya 5 gram ufalanmış ebegümeci konulur. 10 dakika demlenir ve günde 3 bardak içilir.

* 1 barak kaynar suya 10gram civanperçemi konur, 10 dakika bekletilir ve günde 2-3 bardak içilir.

* 1-2 çay kaşığı kurutulmuşsöğüt kabuğunu 250 ml. kaynarsuya karıştırıp 20 dakika demlenir. Tadındaki acılığı almak için zencefil, tarçın, papatya yada diğer lezzetli bitkilerden isteğe göre katabilirsiniz.

*  Tarçın ve yaban mersini ateş düşürücü olarak ün yapmış bitkilerdendir.

Arpacık

Göz kapağında çıkan iltihaplı sivilcedir. Göz kapağı kenarının kızarmasıyla kendisini gösterir. Zayıf ve kabızlık sorunu olanlarda sık görülür.

Bitkisel Formüller:

* Marul yaprakları ezilip lapa haline getirildikten sonra arpacığın üzerine konulur.

* Patates haşlanıp ezilir ve göz üzerine günde 3-4 defa konulur.

* Sıcak papatya çayı ile arpacık üzerine kompreks yapmak faydalı olacaktır.

* Sarımsak güçlü bir antibiyotik olduğundan mümkün oldukça fazla sarımsak tüketmek arpacığı tedavi etmek açısından son derece etkili olacaktır.

Diş Ağrısı

Dişin içinde ya da çevresinde oluşur. Ağrı iltihaplı dişten veya diş etinden, tahriş olmuş diş sinirinden, Sinüsler yada çenede bulunan bir problemden kaynaklanır. Eğer diş çürüğünüz varsa ağrı olur. Çünkü dişteki bir kırık yada çatlak, dişinizdeki hasar görmüş bir dolgu, sakız çiğnemek gibi sürekli tekrarlayan hareketleri fazla yapmak ya da uyurken dişleri gıcırdatmak, çekilen diş etleri dişi çürütmüş olabilecek bir yaralanma oluşturur.

Bitkisel Formüller:

* Defne yaprağı sirke ile kaynatıp gargara olarak kullanılır.

* 1 bardak suya birkaç damla karanfil esansı konulup bu suyla ağız çalkalanır.

* 1 bardak kaynar suya 1 tatlı kaşığı ada çayı konulur. 20 dakika kadar bekletilip ılık halde gargara yapılır.

* Nane iyice kıyılıp suda birkaç gün bir şişede bekletilir. Ağrıyan ve çürük dişlerde bir miktar pamukla beraber bekletilir.

Çıban

Çıban ateşli hastalıklardan sonra, yaralanmalarda ve vücudun zayıf düşmesi sonucu hastalık yapmaya fırsat bulamayan bazı virüsler canlanarak dokuyu işgal etmesi sonucu oluşur. İşgal ettikleri bu dokularda önce ağrı şeklinde kendilerini belli ederler. Sonra ağrılı bölge kızararak kabarır. Kabaran bölgenin ortası iltihaplanarak oluşur.

Bitkisel formüller:

* Kara boynuzu otu tohumlarını un haline getirip çıbanın üzerine sürünüz.

* Keten tohumu dövülerek bal ile karıştırılır çıbanın üzerine sürülür. Çıbanın kurumasını sağlayarak iyileşmesine yardımcı olur.

* Kudret narı yağından günde 2 defa çıbanın üzerine sürülür.

* Ardıç dalları ezilerek kaynatılır. Elde edilen suya sıcak su koyup çıbanın üzerine sürülür.

Not:  Bunlar önerilen birkaç bitkisel formüldür. Tıbbi  müdahale gerektircek bir durum varsa lütfen dokturunuza başvurunuz.

Burun Tıkanıklığı

Nezle ve  Grip durumlarında burun tıkanıklığı görülür.  Bunun için birtakım bitkisel formüller var:

* 1 bardak suya 1 çay kaşığı tuz ile 1 çay kaşığı karbonat konularak karıştırılır ve burna çekilir.

* Çörek otu suda ıslatılır, tekrar kurutulup toz haline getirilir. Bu karışım burna çekilir.

* Oğul otu haşlanıp suyu burna çekilir.

* Papatya haşlanır suyu burna çekilir.

Not:  Uzun süreli bir burun tıkanıklığı varsa doktorunuza başvurmanızı tavsiye ediyoruz.

Alerji

Bazı insanların vücut dirençleri çeşitli yiyecekler, çiçek tozları, halı, parfümler, sıcak veya soğuk hava, hayvan tüyleri gibi maddelere duyarlıdır. Alerjik durumlar psikoloji ve yanlış beslenmeyle de yakından ilgilidir.  Özellikle son yıllarda hazır gıdaların, boyalı katık maddeleri içeren yiyeceklerin, beyaz un ve şekerinaşırı tüketimi alerjik reaksiyonları arttırdı. Yeterli miktarda C vitamini alınması önemli.

Alerji İçin Bitkisel Formüller:

* Alerjisi olanlar şahtere, ısırgan, zerdeçal, yulaf ezmesi, maydanoz, sarımsak, taze bezelye, soya fasulyesi, badem, fındık, muşmula ve sinirli ot bol tüketmelidir. Günde 2-3 bardak ısırgan otu çayı öğün aralarında tatlandırılmadan içilmelidir.

Not: Alerjiyi oluştuğu nedene göre tedavi etmek en doğrusudur.

Ağız Kokusu

Ağız Kokusu gerçekten hepimiz için rahatsız edici bir durumdur. Ağızda, özellikle dilin arka tarafında milyonlarca bakteri bulunur. Bunlar ağız kokusuna sebebiyet verir. Ayrıca çeşitli hastalıklarında belirtisidir. Örneğin; diş çürüklüğü, hazımsızlık, şeker hastalığı, boğaz iltihapları, akciğer veremi gibi.

Ağız Kokusunu Önlemen İçin  Pratik Formüller:

* Ardıç tohumunun çiğnenmesi ve yutulması ağız kokusunu ortadan kaldırır.

* 1-2 adet karanfil ağızda emilirse kokuyu önler.

* Sirkeyle karıştırılmış bal yenir.

* Pırasa yaprağı ile defne yaprağı iyice ezilip, bu karışımla dişleri ovun.

* Birkaç çay kaşığı dere otu yaprağı yada dövülmüş tohumları yarım litre suya karıştırılarak kaynatılır. Ağızda çalkalanır.

* Birkaç çay kaşığı anason tohumunu yarım litre suda birkaç dakika kaynatın. Ilık olarasüzün ister çay olarak için isterseniz ağzınızı yıkayın.

Not: Bu pratik bilgiler geçici ağız kokuları içindir. Kalıcı bir ağız kokusu varsa lütfen dokturunuza başvurunuz.

Kuşburnunun Eklem Ağrılarına Faydası

kusburnu-eklem

Dünya üzerinde milyonlarca insan eklem ağrıları ve darbe ya da tahriş sonucu dokularda oluşan şişme ve kızarıklıklardan (enflamasyon) şikâyetçi.

Özellikle eklemlerin normal yapısını bozarak, hareketlerde kısıtlanma ve ağrıya sebep olarak günlük aktiviteleri gerçekleştirmekte zorlanmalara yol açan osteoartrit (eklem kireçlenmesi) en sık görülen eklem hastalığı. Yıllardır bilim insanları eklem kireçlenmesinin sadece bir yıpranma ve aşınma hastalığı olduğunu ve yaşlanan kişilerin eklemlerinde görüldüğünü düşündü. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bu bozukluğun tek sebebinin yaşlanma olmadığını gösteriyor. Kireçlenme her yaşta görülebilir. Avrupa ve İskandinav ülkelerinde kireçlenme şikâyetlerini hafifletmek amacıyla kuşburnu (rosa canina) meyvesi kullanılıyor. Hiçbir kimyasal işlem uygulanmadan paketlenen toz halindeki kuşburnu meyvesi içeren kapsüller de satılıyor.

Kopenhag Üniversitesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kaj Winther, eklem ağrıları çeken ve kireçlenme sorunu yaşayan hastalar için bitkisel kuşburnu tozu olan Litozin’in önemli bir seçenek olduğunu belirtiyor. Kuşburnunun çekirdek ve kabuklarından özel üretim teknikleriyle üretilen toz (GOPO), eklem ağrıları olan hastalarda iyileşmeyi destekliyor. Kireçlenme belirtilerinin iyileşmesine yardımcı oluyor ve kireçlenmenin sebep olduğu ağrıları azaltıyor.

Ülkemizde kuşburnu genellikle soğuk algınlığı ve grip gibi durumlarda çay olarak tüketiliyor. Prof. Dr. Kaj Winther, bu durumlarda kuşburnunun çayının faydalı olabileceğini ancak eklem ağrısında çayının iyileştirici etki göstermediğini belirtiyor. Çünkü kuşburnu ısıtıldığı zaman etkinliği ve protein yapısı kayboluyor. Soğuk suda ise özü çıkmıyor. Prof. Dr. Kaj Winther, kuşburnunun toz halinde kullanımını Danimarkalı çiftçi Erik Hansen’den öğrenmiş. Arazisine kuşburnu eken Hansen, beklediğinden fazla ürün alınca bunları bozulmasın diye değirmenden geçirmiş ve dondurup saklamış. Ürünlerin bir kısmını da komşularına dağıtmış. Toz halindeki kuşburnu meyvesinin kabuğunu ve çekirdeğini tüketmeye başlayan herkes üç-dört ay içinde kendini daha sağlıklı hissetmeye başlamış. Ve o kış hiç bel ya da bacak ağrısı çekmemişler. Kaj Winther, kuşburnunun tedavi edici etkisine yönelik araştırmalar yapmış ve GOPO maddesinin antienflamatuar (iltihabı giderici) etkisinden dolayı eklem ağrıları üzerinde olumlu etki yaptığını tespit etmiş.

Zaman