Archive for the ‘Bebek Yemekleri’ Category
Bebek Kurabiyesi-Pirinç Unu Kurabiyesi
->

Pirinç unu bebeklere çok eskiden beri verilen besinlerden birisi. Hatta bir çoğumuz, ki ben öyleyim, pirinç unu maması ile büyümüşüzdür. Şimdi bile her bebeğe muhakkak pirinç unu muhallebisi yediriliyor.
Bu kurabiyeler çok çabuk dağılıyor, bu nedenle bebeğinizin eline verip yedirmek için uygun değil. Kurabiyeyi kahvaltısında hazır bisküviler yerine kullanabilir ya da meyve pürelerine arasıra ufalayabilirsiniz. Bu kurabiyeyi bebeğiniz 6 aylık olduktan sonra yedirebilirsiniz.
Pirinç Unu Kurabiyesinin Malzemeleri
- 60 gr oda sıcaklığında tereyağı( 2 yemek kaşığı )
- 125 gram pirinç unu
- 2 yemek kaşığı pekmez
- 1 yumurta sarısı
Un Kurabiyemizin Tarifi
Bütün malzemeyi karıştırıp dağılmayan bir hamur yapın. Serçe parmağınız kalınlığında açarak ister bardak ağzı isterseniz kurabiye kalıpları ile keserek şekil verin. Çok kalın açmayın içi pişmiyor. 170 derece fırında üzeri hafif pembeleşene kadar pişirin. Yaklaşık 10-15 dakika filan.
Bebeklere Çorba Tarifi- Havuç Çorbası Tarifi
->

Hepimiz biliyoruzki havuç iyi bir A vitamini deposudur, ve özellikle gözlerimizin sağlığı için önemlidir. Bu havuç çorbası tarifinde çok azda olsa süt kullanılıyor. Süt biraz çetrefilli konu. 1 yaşın altındaki bebeklerin beslenmesi için önerilmiyor. Ancak bu yasak benim anladığım kadarı ile direkt içmek için geçerli. Bebek yemek tarifi kitaplarında sütle hazırlanan yemeklere yer veriliyor. Bir çok annede altıncı aydan sonra süt ile hazırlanan pirinç unu mamasını bebeklere yediriyorlar.
Bazı ülkelerde 2 yaşına kadar inek sütü ve ürünleri bebek beslenme menülerine dahil edilmiyor.
Bu havuç çorbası tarifini sütsüzde yapabilirsiniz.
Havuç Çorbası Malzemeleri
- 3 yemek kaşığı rendelenmiş havuç
- yarım tatlı kaşığı un
- fındık kadar tereyağ
- 250 ml su
- 2-3 yemek kaşığı süt
- 1 tutam tuz – (1 yaş ve üzeri bebekler için uygun)
Çorbamızın Tarifi
Ben havuçları rendenin en ince tarafını kullanarak rendeledim. Yağı eritin ve unu katarak hafifçe pembeleştirin. Suyu ilave edin ve sürekli karıştırarak topaklanmasını engelleyin. Havuçları tencereye koyun ve kapağını kapatarak havuçlar yumuşayana kadar pişirin. Sütü ilave edin tencerenin altını kapatın. Afiyet olsun.
1 Yaş ve Üzeri Bebekler İçin – Mısır Unlu Ispanak Yemeği Tarifi
->
Ispanaklı Yemeğimizin Malzemeleri
- 200 gr ıspanak
- 1 yemek kaşığı tepeleme mısır unu
- 1 çay kaşığı tereyağ (fındık büyüklüğünde)
- az miktarda dil peyniri – (yada rendelenmiş kaşar peyniri)
- 250 ml sıcak su
- tuz – 1 yaş ve üzeri bebekler için
Yemeğimizin Yapılışı
Yağı eritin ve mısır ununu sürekli karıştırarak hafif kavurun. Suyu ilave edin ve sürekli karıştırıp unun topaklanmasını önleyin. Yaklaşık 10 dakika sık sık karıştırarak pişirin. Yıkayıp doğradığınız ıspanakları tencereye ilave edin. Kapağını kapatarak ıspanaklar yumuşayana kadar pişirin. Sık sık karıştırınki dibine tutmasın. Süzgeçten geçirin ve peyniri ilave edin. Afiyet olsun.
Bebekler İçin Ek Besinler- Elmalı Brokoli Püresi

Çok sık duyarız brokolinin faydalarını. Gerçekten de vitamin açısından zengin bir sebzedir brokoli. A, B1, C ve E vitaminlerince zengin, kalsiyum, selenyum ve potasyum minerallerinede sahip bir sebzedir.
Brokolinin faydalarına gelince; bağışıklık sistemini güçlendiriyor, mineral ve demir eksikliğini gideriyor, alyuvarların oluşumunda önemli bir yere sahip olan folat maddesini içeriyor.
Ne yazıkki bebeklere brokoliyi yedirmek için, faydalarını saymak işe yaramıyor. Bir çok bebek keskin kokusu nedeniyle brokoliden pek hoşlanmıyor. Brokoli ile hazırlanan yemek tarifleri içinde bebeklere en uyan tarif bu. Malzemeleri size ilginç gelebilir ama pişince tadı güzel oluyor.
Brokoli nasıl pişirilir?
En iyi yöntem buharda pişirme, böylece besin değerinin sadece %7 si kayboluyormuş. Buhar pişiriciniz yoksa bir tencereye biraz su koyup üzerine ateşe dayanıklı bir süzgeç yerleştirin. Brokoliyi çiçeklere ayırıp sap kısımları aşağı gelecek biçimde süzgeçe yerleştirin ve tencerenin kapağını kapatın. Su süzgeçe değmemeli. 10-15 dakika haşlayın.
Malzemeler
- 200 gram brokoli (bir çorba kasesi)
- 1/4 elma
- 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı soğan (isteğe bağlı)
- 1 çorba kaşığı elma suyu
- 1 tutam tarçın
- 1 tutam tuz – 12 aylık tan büyük bebekler için
- 1/2 çay bardağı su
Elmalı Brokoli Püresi’nin Tarifi
Brokolileri buharda iyice pişirip bir kenara bırakın. Zeytinyağını tencereye koyup soğanı ilave edin. 2-3 dakika pişirdikten sonra ince dilimlenmiş elmayı, elma suyu ve suyu ekleyin. Ara sıra karıştırarak elmalar yumuşayana kadar pişirin. Brokolileri tencereye katıp bir iki sefer karıştırın. Karışımı ateşten indirip içine bir miktar tarçın ve tuz ilave edin. Püreyi ister çatalla ezip isterseniz blendırla püre kıvamına getirip bebeğinize yedirebilirsiniz. Afiyet olsun.
Not: Elma suyunu cam rendede rendelediğiniz elmadan çıkartarak kullanın.
Bebekler İçin Çorba Tarifleri – Bezelye Çorbası

Bebeklere çiğ bezelye tanesi vermek pek önerilmiyor çünkü boğazlarına kaçma ihtimali var. Ancak bu aydan itibaren haşlayıp önüne koyup yemesi için teşvik edebilirsiniz. Böylece yiyecekleri tutmayı ve çiğnemeyi öğrenmeye başlar. Çorbadaki dereotu hem gaz giderici hemde iyi bir kalsiyum kaynağıdır.
Bezelye Çorbamızın Malzemeleri
- 1 büyük çay bardağı taze bezelye
- 1 küçük doğranmış taze soğan
- 1 tatlı kaşığı doğranmış dereotu
- 1 tatlı kaşığı irmik
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- 250 ml sıcak su
Bezelye Çorbamızın Tarifi
Çorbayı iki şekilde yapabilirsiniz. Birinci yöntem su kaynadıktan sonra içine bütün malzemeleri katıp pişirebilirsiniz. İkinci yöntem ise taze soğanı yağda hafifçe çevirip sıcak suyu ilave edin. Su kaynayınca bezelye ve dereotunu katın. 10 dakika sonra irmiği ilave edin. Bezelyeler yumuşayana kadar pişirin. En son blendırla iyice ezin, bezelye çorbanız hazır. Afiyet olsun.
Bebek İçin Yemek Tarifleri -Ispanaklı Patates Köftesi
Ispanak bizim evde bilinen klasik ıspanak yemeği dışında farklı şekillerde tüketilen bir sebze. Bende ıspanağı farklı yemek tariflerinde kullanmayı seviyorum. Ispanaklı yemek tarifleri araştırırken yemek dergilerinin birinde patatesli rulo ıspanak tarifi buldum. Bu tarife oğlumun yiyebileceği şekle çevirdim. Çok kolay ve besleyici bir patates köftesi ortaya çıktı.
Ispanakta unutulmaması gereken aynı öğünde tüketilmesi gerektiği. Bu köfteleri bebeğiniz 9 aylık olduğu zaman rahatlıkla yiyebilir. Daha küçük bebekler için ise çatalla iyice ezmek gerekir.
Fırında Patates Köftesinin Malzemeleri
- 1 ortaboy patates
- 100 gram ayıklanmış ıspanak
- 1 yemek kaşığı lor peyniri
- 1 tatlı kaşığı tepeleme un
- tuz -1 yaş ve üzeri bebekler için
Ispanaklı Köftenin Tarifi
Patatesi haşlayıp rendeleyin. İçine unu ilave ederek yoğurun. Ispanakları iyice yıkayıp bir tencereye koyun ve hafifçe kendi suyunu çekene kadar öldürün. Ispanağın içine lor peynirini ve tuz ilave edin. Patatesle hamuru 3′e bölüp yuvarlak şekiller yapın, içini çukurlaştırarak içli köfte gibi açın. Ispanaklı harcıda 3 e bölün ve köftelerin içine doğrayın. Köftelerin açık ağızlarını kapatıp fırın tepsisine yerleştirin. Üzerine yoğurt ve zeytinyağı karışımı sürüp fırında 180 derecede üzeri hafif kızarana kadar pişirin.
1 Yaş ve Üzeri İçin Peynirli Poğaça
Evde hazırlanan klasik poğaçalardan farklı bir poğaça tarifi, bu tarifi daha önce kaşar peyniri ile denedim ancak poğaçalar soğuyunca çok sertleşti ve yemek mümkün olmadı. Bu nedenle tarife sadık kalarak bende çedar peyniri kullandım, gravyer peynirini tercih ettim.
Başka peynir çeşitleri ile deneyebilirsiniz. Sonucu yazarsanız sevinirim.
Peynirli Poğaça Malzemeleri
- 2,5 dilim gravyer peyniri (oda sıcaklığında)
- 6 yemek kaşığı un (tam buğday + beyaz un karışımı)
- 1 tatlı kaşığı kuru maya
- 100 ml ılık su
Peynirli Poğaçanın Tarifi
Ilık su ile mayayı karıştırarak 10 dakika mayanın kabarması için bekleyin. Daha sonra unu ve rendelenmiş peyniri ilave edip iyice yoğurun, üstünü nemli bir bezle örterek en az 30 dakika bekletin. Daha sonra ister çubuk, isterseniz simit biçiminde şekiller yapın. Üzerine fırça ile zeytinyağı sürüp susam serpin. 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
Bebeğinizi Sağlıklı Yetiştirin Dikkat!
Bebek sağlığı içinde önemli noktaları vurguladığı için aşağıdaki yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Sağlıklı bir bebek yetiştirmenin ilk adımları daha anne karnındayken başlıyor.
Kanser Çığ Gibi Geliyor!
İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz’dan şok açıklamalar… Kanser ilk sırada yer alacak!
Hergün kanser ile ilgili yeni birşey okuyoruz, yeni birşey duyuyoruz. Bir gazete domatesin bilmemne kanserine iyi geldiğini yazıyor, bir başka gazete ise fındığın bilmemne kanserini tedavi edici özelliğinden bahsediyor. Kafamız karışıyor, neye inanacağımızı şaşırıyoruz.
Sürekli ünlülerin, başarılı isimlerin kanser ile mücadelesini okuyor, onlar bile bu kadar refaha, kontrole, dikkate rağmen yakalandıysa bizim hiç şansımız yok diye dertleniyoruz. Etrafımızda sürekli birilerinin kansere yakalandığını öğreniyor ve korkuyoruz!
Peki ne yapmalıyız? Ne yapmamalıyız? Nasıl korunmalıyız?
Türkiye’de kanserle mücadele denilince akla ilk gelen isimlerden İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz’a sordum. Anlattıkları, öğrettikleri nedeniyle kaç gündür kendime gelemedim. Ve inanın onunla konuştuktan sonra herşeyi değilse de, hayatımdaki birçok şeyi değiştirdim!
Etrafımızda, yakın çevremizde, ünlüler arasında sürekli yeni birilerinin kanser olduğu haberini alıyoruz. Hem de çok erken yaşlarda da kansere yakalanıldığını görüyoruz artık. Bu artış devam edecek mi, nereye kadar edecek, kanser gerçekten de o çok klişe deyimle çağın vebası mı olacak?
2020 yılında 20 milyon kişi kansere yakalanacak. Kardiyovasküler hastalıklardan sonra kanser ikinci sıradaydı, ama önümüzdeki yıllarda kanser birinci sıraya geçecek. Geçiyor! Belki üç beş sene sonra birinci sırada olacak.
Peki artış nedeni ne?
Kanserin artış sebeplerinin en önemlisi, çevre kirliliği, aldığımız gıdalar, çevre kirliliği ile beraber ozon tabakasının delinmesi. Yalnız çevre kirliliği dediğimiz zaman herşey giriyor içine… Kanser esasında anne karnında başlıyor.
Nasıl yani?
Hatta anne karnından da önce. Endüstri yakıtlarıyla ve alkol ile çalışan fabrikalarda çalışan babaların spermlerinde bozukluk meydana geliyor. Ve onların çocuklarında kanser riski 6 kat artmış oluyor. Çocuk anne karnına düştükten sonra annenin kendisi sigara içmese bile çevreden aldığı duman bile, egzosdan çıkan duman bile anne karnındaki bebeği etkiliyor. Yapılan çalışmalar göstermiş ki doğmamış çocukların amniyo sıvısında, bebek anne karnında o sıvının içinde yüzer ya, bol miktarda pestisit bulunmuş.
Pestisit ne demek?
Deterjan artıkları, fabrika artıkları, etrafa sıkılan böcek ilaçları artıkları, inorganik gübreler, plastik artıkları, bunların hepsi pestisit. Yani insanlar tarafından üretilmiş zehirlere pestisit deniliyor. Yani kanser yapan maddeler!
İşte bu pestisitler amniyo sıvısında bulunmuş ve dahası bu pestisitler çocuk doğduktan sonra anne sütünde de bulunmuş. Normalde plasenta korur ama korumasına rağmen plasenta üzerinde de aşağı yukarı 280 üzerinde toksik maddenin geçtiği gözlenmiş anneden bebeğe.
Yeni doğan çocuğun kanında ise 230 tane endüstriyel kimyasal madde bulunmuş, bunun da yüzde 80′i kanserojen çıkmış.
Anne sigara dumanından bile etkileniyor yani, bırak içmeyi! Hamileyken alkol alması, inorganik beslenmesi, deterjanların toksitesi, mesela çamaşır makinasında kullandığı deterjanlar, bulaşık makinasında kullandığı deterjanlar, kullandığı plastik kaplar hep bebeği etkileyen faktörler.
Annelerin bir kere bile basit bir akciğer filmi çektirmesi çocuğun lösemi riskini 2 katına çıkarıyor.
Anneler eğer 8 hafta boyunca çok sıkı bir şekilde organik beslenirlerse çocuğun kanser olması konusunda bunun tamamen önleyici olduğu iddia ediliyor.
Hangi 8 hafta?
Hamilelikteki herhangi bir 8 hafta. Çocuk çünkü gelişmeye devam ediyor.
Şimdi bir de bu organik yiyecek modası çıktı. Neden organik yiyecekler? Marketten aldığımızdan farkı ne organik yiyeceklerin?
Pikeatanol denilen kansere saldıran maddeler var organik yiyeceklerde. Organik yiyecekler ilaçlanmadıkları için mantarlar ve bitki haşerelerine karşı kendileri bir madde üretip öyle yenmeye çalışıyorlar. İşte bu maddeyi aldığımız zaman vücudun kanserle savaşmasını sağlamış oluyoruz. Çok önemli! Ötekilerde zaten böcek ilacı verdiğimiz için o mekanizma gelişmiyor. Zaten biz ona saldıran mantarı ve diğer bitki haşerelerini öldürüyoruz. O yüzden de o savaş maddesi olmuyor.
Peki çocuk doğduktan sonra onu kanserden korumak için nelere dikkat etmeli?
Çocuklarımız her an zehirin içinde yürüyorlar. Mesela o yeşil, yemyeşil çayırlarda, imrenerek baktığımız çayırlarda, tabii olmayan bizim yetiştirdiğimiz çayırlarda kimyasal ürünler vardır. Daha uzun süre yeşil kalsınlar ve içlerinde ayrık otları olmasın diye. O yüzden o çayırlar da kanserojen. Çocuk orada yuvarlanıyor, oynuyor, zıplıyor, eve geldiği zaman o kanserojen maddeleri de beraber getiriyor. Bunlara da dikkat etmeli. Yani çayır bile kanserojen.
O yüzden eski adetleri destekliyoruz. Eve gelindiğinde dışarıda giyilen ayakkabı mutlaka çıkarılmalı. Çünkü bu dışarıdan gelen kanserojen maddelerin bütün eve dağılmasına neden oluyor. Zaten o maddeleri en çok tutan da halılar!
Peki çocukların beslenmesi?
Çocuk annenin aldığı gıdayı alır. Yani annenin çok akıllıca beslenmesi lazım. Çocuklarımızı fast fuddan korumalıyız. Özellikle yoğurt kültürü vermeliyiz. Gökkuşağının bütün renklerindeki yiyeceklerden faydalandırmalı yız çocukları. Balık yemelililer, civasız balık ama. Fast fud haftada üç kereden fazla verildiğinde lenfoma, beyin tümörü 3 kat fazla oluyor. O yüzden tavsiyem haftada bir, hatta 15 günde bir fast food yemesi çocukların. Kırmızı etten büyüme çağında haftada iki kere yiyebilirler. Asıl balık yemeliler. Beyaz et terbiyesi vermek lazım çocuklara.
Hormonlu gıdalardan uzak durmalı, aksi takdirde biliyorsunuz kızlar çok erken adet görüyor, 8 – 9 yaşında adet gören kızlar var. Bu çok tehlikeli bir olay! Meme kanserine yol açabilen bir olay! Erken adet görmek, geç menapoz kadınlar için meme kanserinin en önemli nedenlerinden biri.
Bire beş yeşil yemek lazım, bol spor yaptırmak lazım çocuklarımıza. Çünkü gelecek nesilde o kadar çok kanser olacak ki belki böylelikle riski biraz azaltabiliriz. 20 sene sonra çok daha erken kanserlere rastlayacağız.
Epigonom denilen bir madde var vücutta. Bu madde kanser geldiği zaman gene kapatma emri veriyor, gene ‘Korun’ diyor. Pestisitler anne babadaki epigenon maddesini yok ediyor. Epigenon olmadığı için de çocuklar kansere çok açık oluyorlar.
Annelerin özellikle petrol ürünlerinden kaçması gerekiyor. Herşey petrol ürününe giriyor, plastik, deterjan…O yüzden bazı ülkelerde petrole şeytanın dışkısı derler.
Yani o kadar zararlı…Şeytanın dışkısı denecek kadar zararlı…
Bir de radyasyon var. Kullandığımız teknolojik ürünlerin hemen hepsinde hem de…Ondan nasıl korunmalı?
Genellikle cep telefonları ile 30 saniyeden fazla konuşmayın diyoruz. En fazla bir dakika. Ya da kulaklık takın. 10 sene sonra beyin tümörleri iki katına çıkacak. Her ne kadar büyük telefon üreticileri tehlikeyi en aza indirdiklerini söylüyorsa da araştırmalar telefonların büyük radyasyon yaydığını ve beyin tümörlerinin iki katına çıkacağını gösteriyor. Televizyon en azından 5 metre ve ya 7 metre mesafeden seyretmemiz gereikor. Baz istasyonlarından 1 kilometre mesafede olmamız lazım.
Sadece insanlar mı etkileniyor bu radyasyondan, pestisitlerden? Tabii ki sadece insanları değil diğer memelileri de etkiliyor. Beyaz balinaların nesli tükenmek üzere, sebebi de dörtte birinin kolon kanserine yakalanmaları . Nedeni körfezağızlarındaki zehirli artıklardan etkilenmeleri. Örneğin Kaliforniya’ da deniz aslanları iki sene önce ölü olarak sahile vurdular. Bunların yüzde 20 sinde genital kanser bulundu. Washington’daki bir nehirdeki balıklarda 16 cins kanser tespit edildi. Köpeklerde mesane kanseri son zamanlarda 6 kat arttı.
Yani durmadan dünyayı zehirliyoruz.
Ama kanser tedavisinde çok büyük ilerlemeler var, çok büyük paralar harcanıyor. 2025 yılında 300 milyar dolarlık kazanç sağlayacak ilaç firmaları. Bu kazancın yüzde 10′unu yüzde 20’sini çevre sağlığına harcamış olsalar kansere yakalanma oranı çok daha azalacak. Zaten 1990′a kadar hep kanseri yeneceğiz, ilaçları yok edeceğiz diye uğraşıyorduk. Fakat yok etmek bir yana kanser geliyor çığ gibi. Kansere tutulmak iş değil. En önemli laf şu ‘Bir korunma bin tedaviden evladır’. Korunmak çok önemli. 1990′dan sonra korunmaya önem verme başladık. Kanserden korunmak çok önemli. Kanser milyonlarca dolar da devlete ekonomik yük getiriyor, hastaya yük getiriyor, aileye yük getiriyor.
Peki ne yapacağız. Büyükşehirlerde yaşıyoruz organik yiyecek bulma, egzosdan kaçma, radyasyondan korunma gibi şanslarımız yok. Ne kadar korunabiliriz ki?
Bu kansere yol açan faktörleri devlet yavaş yavaş kaldıracak kanunlarla…
Devleti bekleyene kadar…Biz kişisel olarak ne yapabiliriz, madem bir korunma bin tedaviden evla?
Balkonda kendine bir yer yapacak biberini yetiştireceksin, domatesini yetiştireceksin. Kendine ufak bir tarım bahçesi yapacaksın, çok güvendiğin tescilli olduğunu bildiğin organik gıdalardan yemeye çalışacaksın. Bol yeşil tüketeceksin, bol meyva yiyeceksin. Hiç değilse haftada bir iki gün yeşil bir yerde 5 – 6 saat yürüyeceksin. Kozmetiklerden kaçacaksın, bütün kullandığınız kozmetik şampuanlar, saç boyaları, cilt kremleri kanserojendir. Özellikle cilt kremlerine cildi gergin tutsun diye bakır konulur, o da kanserojendir ayrıca kanserin damarlanmasını da artırır.
Evdeki çamaşır makinasında doğal deterjan kullanacaksın, bulaşık makinasında bulaşığını yıkadıktan sonra muhakkak sirkeli veya limonlu suyla çalkalayıp öyle sofraya koyacaksın.
Eve ayakkabı ile girmeyeceksin. Halıları çok kuvvetli süpürgelerle temizleyeceksin. Evi devamlı havalandıracaksı n. Evde plastik kap, alümünyüm kap kullanmayacaksı n. Onun yerine porselen, çelik ya da cam kullanacaksın.
Genellikle zeytinyağı tüketeceksin. Zeytinyağı koruyucudur. Gökkuşağının tüm renklerindeki meyve ve sebzelerden hergün ufak parçalarda olsa muhakkak tüketeceksin. Yemeğe ete karşı bire oranında beş sebze atacaksın.
Temizlik yaparken fısfıslı ürünleri değil de kendin evde ürettiğin sirkeli ürünleri tercih edeceksin. Gümüş parlatırken, ocak silerken filan…Oda spreyi sıkınca odadan dışarı kaçacaksın. Koltuk altı spreyi kullanmayacaksı n. Zeytinyağlı sabunlar veya defne sabunu kullanacaksın. Kafanı ya o sabunlarla ya da bebe şampuanıyla yıkayacaksın.
Çin mallarından kaçacaksın. Çin mallarında kanserojen madde, çok fazla! Gıdalarında, bütün plastik maddelerinde, oyuncaklarında, hatta üzerimize giydiğimiz ketenlerinde bile. Boyaları zehirli, kalitesiz ve kanserojen! O yüzden isim değiştirdiler şimdi, made in PRC yazıyor üzerinde artık. Made in China yazmıyor artık.
Sigara çok önemli, sigarada 4000′in üzerinde kanserojen madde var. Bir de kanseri iyice artıran bazı maddeler de var. Amonyak gibi, siyanür gibi, arsenik gibi örneğin…
Yani mücadeleni biraz da kendin yapacaksın. Devlet de kanunlarla kanserojen maddelerin kullanımını kontrol altına almalı, ama sen de yapacaksın!
(GAZETEPORT)
İlk Başlangıç Ek Gıdaları Neler Olmalı? – Bebekler için Ek Gıda Tarifleri
Annelerden gelen soruların neredeyse tamamına yakını bebeklerin ilk ek gıdasının ne olması gerektiği ile ilgili. Daha öncede belirttiğim gibi ben kendi oğlum için hazırladığım tarifleri paylaşmak ve başka annelere yardımcı olmak için tecrübelerimi paylaşmak istiyorum.
Öncelikle belirtmek isterimki ben ek gıda olarak bebek beslenmesi için verilen formül mama yada kaşık mamalarını kastetmiyorum.Bebeklerimizi yeni tatlara alıştırmak için hazırladığımız basit yiyeceklere ek gıda diyoruz. Bebeklere ek gıda vermemizin amacı onu yeni tatlara alıştırma, doyurmak değil. Bir çay kaşığı ile başlayıp daha sonra bir bebek öğününe dönüştürüyoruz bu nedenle bebeğinize çok fazla yedirmeye çalışmayın. Yemeği reddetmesini öğrenmesin.
İlk Başlangıç Ek Gıdaları Neler Olmalı?
Bebek için ilk başlanacak ek gıdanın ne olması gerektiği ile ilgili farklı görüşler var. En çok önerilenler meyve, yoğurt, sebze yada tahıllı yiyecekler. Ek gıdaya tatlı meyvelerle başlarsanız yada yoğurt ile başlayıp içinede tatlı bir meyve katarsanız büyük olasılıkla bebeğiniz iştahla yer ve sizde çok mutlu olursunuz. Ancak daha sonra bir çok bebek sebzeleri ve tatları reddetme eğilimi gösterir. Bebeğinizin yeme alışkanlığı bu andan itibaren başlar . Bu nedenle ben sebzelerle başlamayı öneriyorum, ki ben öyle yaptım.
En İyi Başlangıç Sebzeleri Nelerdir?
Havuç, balkabağı, mevsiminde kabak, kırmızı pancar, patates. Bu sebzelerle başlıyabilirsiniz. Daha öncede önerdiğim gibi buharda pişirip az bir su ilave ederek koyu bir püre kıvamına getirip bebeğinize yedirebilirsiniz. İlk başta sadece tek bir sebze ile başlamalısınız. Daha sonra bu sebzeleri ikili, üçlü kombinasyonlarla karıştırarak basit bir bebek menüsü hazırlıyabilirsiniz. Yada basit sebze çorbaları yapabilirsiniz. Patates kabızlık yapabilir. Bu nedenle onu diğer sebzelerle karıştırarak verin. Ben oğlumu bizimle masaya oturtur ve elimle pişirdiğim sebzeleri ezerek ağzına verirdim. Amaç tatlara alışması.
Bebek İçin En İyi Başlangıç Meyveleri Nelerdir?
Sebzelerle aynı zamanda yada bir kaç gün sonra meyvelerede başlıyabilirsiniz. Meyveyi akşam üzeri yada öğleye doğru verebilirsiniz. Meyveleri cam rende ile rendeleyip suyunu süzün ve o sudan bir kaç kaşık verin. Bir kaç gün sonra püre kısmını yedirmeye başlayın. Elma, armut gibi sert meyveleri ilk başlarda buharda pişirip yumuşatarak yedirebilirsiniz. Meyvelerin bir kaç tanesini karıştırarakta yedirebilirsiniz.
En iyi başlangıç meyveleri; elma, şeftali, muz, avakado, armut. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta meyveleri mevsiminde vermek. Muz kabızlık yapabilir. Bu nedenle çok sık vermeyin.
Yoğurt ve Et Ne Zaman Verilmeli?
Yoğurt bebekler için ilk başlanan ek gıda olmamalı. Özellikle bebeğimiz emiyorsa gerekli sütü alıyordur. Yoğurdu ilk başlarda günlük olarak mayalamalısınız. Hazır yoğurtları kullanmayın. Kendiniz evde yapmaya çalışın ve yoğurdu sade yedirin. Et ve et ürünlerine 8 ci aydan itibaren başlıyabilirsiniz. Yemeklerine kavrulmuş kıyma katarak azar azar bebeğinizi ete alıştırabilirsiniz.
Bebeğime Kahvaltı Ne Zaman Vermeli?
Bebekler için kahvaltıya başlama zamanı en iyi 7 ci ay civarıdır. Bu ayda çeyrek yumurta sarısınada başlıyabilirsiniz. Kahvaltıda kullanacağınız peynir tuzsuz olmalı, en iyisi lor peyniri yada keçi peyniridir. Peyniri suda bekleterek tuzunu alabilirsiniz. Açık süt bulabilirseniz kendi lor peynirinizi yapmak çok kolay.
Kahvaltı için genelde hazır bebe bisküvileri kullanılır, bunun yerine kendiniz evde yapmaya çalışın. Yada tam buğday ekmeğinin içini ufalayabilirsiniz. Bisküvi yada ekmeği haşlanmış kuru meyve suları ile ıslatıp içine dilediğiniz meyveleri katın. İsterseniz sitede yeralan bebek kahvaltısı tarifini deniyebilirsiniz.
Nasıl İyi Bir Bebek Menüsü Hazırlarım?
Bebeğiniz için gün içinde hazırladığınız yemeklerde renklerle oynayın, bu işinizi kolaylaştırır. Mantık çok basit, yiyecekleri renklere ayırın ve her renkten vermeye çalışın, böylece kafanız karışmaz.
- Turuncular; havuç, balkabağı
- Yeşiller; ıspanak, pazı, brokoli, taze fasulye gibi.
- Kırmızılar; mercimek, pancar, e
- Beyazlar; soğan, pırasa, karnıbaha
- Sarılar; patates, sarı mercimek, bulgur
Ayrıca kuru meyveleride demir açısından zengin oldukları için bebeğinizin menüsüne ilave edin. Tuzsuz kabak çekirdeği iyi bir çinko kaynağıdır. Tohum öğütücüsü ile iyice ezip meyve pürelerine yada çorbasına bir çay kaşığı haftada iki kere katın.
Çok Faydalı Besin Kaynağı Keçiboynuzu Pekmezli Un Helvası
Keçiboynuzu pekmezinin faydaları nelerdir?
İçinde sütün üç katı oranında kalsiyum var. Çinko, sodyum ve potasyum bakımından zengin.Kemik gelişimi açısından faydalı,iyi bir balgam söktürücü ve göğüs yumuşatıcı.
Un helvamızın malzemeleri
- 1 su bardağı un
- 1 su bardağı keçiboynuzu pekmezi
- 1 su bardağı su
- 2 çorba kaşığı tereyağı ya da 1/4 su bardağı sıvı yağ)
Un helvasının yapılışı
Yağı eritin ,içine unu ilave edin.Sürekli karıştırarak pembeleştirin,dikkat edin un çok çabuk yanıyor.Bu arada su ve pekmezi bir tencereye koyup kaynatın.Pembeleşen una pekmezli su karışımını yavaş yavaş ve sürekli karıştırarak ilave edin ki topak olmasın.(gerçi benim helvam topaklandı ama tadı iyiydi)Suyunu çekene kadar karıştırmaya devam edin.
Suyunu çekince ateşi söndürün ve tencerenin kapağını kapatarak 10 dakika dinlendirin.2 kaşık yardımıyla köfte şeklini verin,helvanız hazır.

