Osmanlı Mutfağından Aşure

Sponsorlu Reklamlar
Sponsorlu Reklamlar

Malzemeler: (10 kişilik)

  • 400 gr. aşurelik buğday,
  • 125 gr. kurufasulye (küçük taneli)
  • 125 gr. nohut
  • 150 gr. kuru kayısı
  • 200 gr. kuru üzüm
  • 150 gr. kuru incir
  • 1 çorba kaşığı portakal kabuğu rendesi (tepeleme)
  • 800 gr. toz şeker
  • 5 litre su
  • 1 çorba kaşığı ayçiçek yağı
  • 1 su bardağı süt
  • 1 tatlı kaşığı gülsuyu (isteğe bağlı).

Süsleme malzemesi:

  • Dolmalık fıstık, kuş üzümü, ceviz içi, kıyılmış kuru kayısı, kıyılmış kuru incir, nar taneleri, fındık.

Yapılışı:

Bir gece önceden aşurelik buğdayı ılık suya, kurufasulyeyi soğuk suya, nohutu da ılık tuzlu suya basın. Ertesi gün, nohutu ve kurufasulyeyi süzüp yıkayın, ayrı ayrı tencerelerde yumuşayıncaya kadar haşlayıp süzün. Nohutların ince kabuklarını çıkartın. Kuru kayısı ve kuru inciri fındık büyüklüğünde doğrayın. Aşurelik buğdayı yıkayıp süzün. Kuru üzümü ayıklayıp yıkayın ve ayrı bir kapta 10 dakika kaynatıp süzün.

Büyükçe bir tencereye 5 litre suyu, buğdayı ve 1 çorba kaşığı ayçiçek yağını koyun. Su kaynayınca altını kısıp ağır ateşte, kapağı kapalı olarak pişmeye bırakın. Dibini tutmaması için arada sırada karıştırın. Buğdaylar iyice yumuşayınca kapağını açın ve haşlanmış kuru üzümleri ilave edip orta ateşte, yaklaşık 5 dakika, arada bir karıştırarak kaynatın. Rendelenmiş portakal kabuklarını, haşlanmış nohut ve kurufasulyeyi de ilave edip sürekli karıştırarak yaklaşık 5 dakika daha kaynatın. Daha sonra kuru kayısıları ve toz şekeri ekleyin, kaynayıncaya kadar sürekli karıştırmaya devam edin ve sütü ilave edin.

Aşure pişerken kıvamının koyu olmaması gerekir. Bu aşamada, aşure suluca bir kıvamda değilse, bir miktar daha sıcak su ilave edebilirsiniz. Son olarak kuru inciri de katıp, yaklaşık 5 dakika karıştırarak kaynatıp ateşten alın. Üstünün kabuk tutmaması için arada bir karıştırarak, bir süre kapağı yarı kapalı bir durumda piştiği tencerede soğutun. Kıvamı koyu ise biraz süt ilave edip karıştırın. Bu aşamada içine kesinlike su koymayın. Servis yapılacak kaplara alın ve soğuduktan sonra üzerini süsleyin.

Nuh Peygamber’e atfedilen “tufandan sonra, kalan tüm erzakı birbirine karıştırarak yaptığı tatlı” öyküsü doğruysa eğer, aşureye “yeryüzünün bilinen en eski tatlısı” demek de mümkün… Değişik malzemelerle, farklı vesilelerle de olsa, yalnız Hıristiyan ve Müslümanların değil, Nuh Peygamber’in topraklarında yaşayan gelmiş geçmiş tüm toplulukların mutfağında hiç kuşkusuz aşurenin özel bir yeri oldu. Herkesin kendine göre bir üslubu var. Kimi 40 çeşit erzak koyuyor, kimi ılık, kimi soğuk yiyor, Ermeniler ise asla fasulye, nohut kullanmıyor ve “anuşabur” olarak adlandırıyor.

Afiyet Olsun.

Bir önceki yazımız olan İlaç Kullanmadan Britney Usulü Zayıflama başlıklı makalemizde akçaağaç şurubu diyeti yapan var mı, akçaağaç şurubu diyeti yapanlar ve angelina jolie sarımsak çayını ne kadar sıklıkla içilecek hakkında bilgiler verilmektedir.

“Osmanlı Mutfağından Aşure” için 4 yorum

  1. ayşegül diyor ki:

    Aşure malzemeleri verilmesine ne gerek var anlamadım. Evde ne varsa kullanın o malzemelerden karıştırın bitsin. Al sana aşure. Herkes elindeki malzemelerden kullansın adeti budur zaten aşure gününün.

  2. çiğdem diyor ki:

    Sana katılıyorum. 4 gün sonra aşure günü o gün evimde ne varsa o malzemeleri kullanarak yapacam aşuremi. Her sene boyle yapmışımdır. Bu malzemelerin verilmeside ii aslında bilmeyenler için en azından bir kaç malzeme akılda kalacak şekilde.
    Herkesin aşure günü mübarek olsun. Aşureleriniz için de Allah kabul etsin.

  3. Evrim diyor ki:

    Merhaba bu tarifi yapan var mı arkadaşlar. Önerileriniz nedir aşure tarifinde, tabiki malzemelerde özgürüz ama belli püf noktaları vardır. Belli malzemeleri vardır. Bilgilendiriseniz sevinirim.
    Şimdiden aşure gününüz mübarek olsun.

  4. esat diyor ki:

    tebrikler çok güzel bir siteniz var . ilgi ile takip ediyorum

Siz de görüş, düşünce ve sorularınızı bize iletebilirsiniz.